Superman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Superman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2012 Pazartesi

Justice Society of America II

Superman ve Batman Büyüyor I

1938 yılında doğan Superman ve 1939 yılında doğan Batman 1939 yılı sonlarında DC'nin en önemli iki kahramanı olmuşlardı. Bugünkü hallerinden oldukça farklıydı iki karakter de. Zaten ilk doğduklarında büyük bir mitosun kalbinde yer almalarını kimse planlamamıştı. 

Superman'in 1939 ve 1940'daki gelişimi yavaş ve ihtiyatlıydı. İlk sayısından itibaren Superman zaten yoğun ilgi görüyordu. DC'nin aslında Superman'i değiştirmek için bir sebebi yoktu. Karakterdeki tüm değişiklikler aslında kurgu icabıydı. Superman'in radyo maceraları da değişik bir bakış açısı katarak Superman karakterinin oluşturulmasına yardım etti.

Superman tüm bu süre boyunca hala iyinin yanında yer alıp ufak kötülerle savaşmaya devam ediyordu. Superman için daha akılda kalacak kötüler yaratma çabaları oldu Siegel ve Shuster'ın. Bu konudaki ilk ciddi deneme Ultra-Humanite oldu. Ultra bir bilimsel araştırmada beyin kapasitesi yükseltilmiş ve bu kapasitesini kötülük için kullanmaya karar vermiş bir süper kötüydü. İşin enteresanı Ultra sadece Siegel ve Shuster'in yarattığı Superman karakterinin ilk haliydi. Bu ilk Superman taslağının başarılı bir kötü karakter olacağını düşünen Siegel ve Shuster Haziran 1939'da Ultra'yı ilk defa Superman macerasında kullandılar.


Ultra klasik bir çılgın bilim adamı portesiydi. Öldü sanıldığı sayılardan sonra bir ya da iki sayı sonra geri döndü hep. Şubat 1940'a kadar ki sekiz Superman macerasında Ultra yoğun olarak yer aldı. Şubat 1940'da Superman'i öldürmek isterken kaza sonucu kendini öldürdü.

Ultra'yı öldürme kararı aslında başka bir kötü karaktere yol açmak içindi. Siegel ve Shuster bir süre sonra yeni ve daha enterasan bir kötü karakter kurguladılar. Bu karakter de kötü bir bilim adamı olacaktı. Ama Ultra gibi insan üstü bir zekaya sahip olmayacaktı, sadece dahilik seviyesindeki zekasını kötülük için kullanıyor olacaktı. Aynı zamanda bu yeni karakterin Ultra'dan daha kurnaz, daha hesapçı ve daha fazla amaç peşinde koşması planlandı. Ultra ile bu karakter arasında bir çok benzerlik olacaktı. O yüzden Ultra öldürülerek bu yeni karaktere yer açıldı.

Yeni karakterin ortaya çıkması için de yine ilgi çekici bir yol kullanıldı. Avrupa'da savaş devam ediyordu. Daha çok kuzey Avrupa'daki İskandinav ve Baltık ülkelerinin kontrolü için Almanlar ve Sovyetler Birliği bu ülkelerin yerel kuvvetleriyle savaşıyordu. İngiltere ve Fransa hazırlık ve savunma konumundaydı. İtalya ise savaşa girmek için fırsat kovalıyordu. DC tam da bu ortamı veren bir hikaye ile yeni kötü kahramanını Superman'in karşısına çıkardı : Luthor.

Luthor'un ortaya çıktığı macerada Superman ve Lois Lane savaşı izlemek için Avrupa'ya gidiyorlardı. Savaşan ülkelerin isimleri yerine hayali isimler konulmuştu. 1940'ın başında hala Amerika tarafsızlığını muhafaza ediyordu ve henüz müttefikler safhına yanaşmaya bile başlamamıştı. Böyle bir ortamda Superman savaşan tarafların ikisini de tek başına mağlup ediyordu ve bunu yaparken her şeyin arkasında ülkeleri birbirine düşürmek isteyen bir gücün olduğunu keşfediyordu. Bu güç Luthor'du. Luthor'un zekası Superman'i bile atlatacak kadar güçlüdür. Fakat Superman güçlerini kullanarak Luthor'un planlarını bozmayı başarır, ama Luthor'u yakalayamaz.

Luthor 1940 ilkbaharında çıkan ve ilk defa eski maceraların ya da gazete karikatürlerinin tekrar basımını değil de özgün mateyal içeren Superman #4'de de görünür. Luthor ile ilgili bir ufak not da ilk maceralarda kızıl saçlarının olduğu. Daha sonra gazete karikatüründeki bir yardımcı çizer hatası sonrası Luthor saçsız çizilecek bu çizim Luthor'un bilinen görünümü olacaktır.

Superman daha kötü karakterlerin maceralara katılmasıyla biraz daha fantastik bir yola girmeye başlayacaktır. Bu dönemde kötü karakterlerin de etkisiyle Superman'in özellikleri de değişmeye başlayacaktır. Ama Superman'in özelliklerindeki değişimlerde öteki medyaların, yani günlük gazete karikatürünün ve radyo programının etkisi büyüktür.

Superman'in ilk maceralarında Clark Kent ve Lois Lane Daily Star isimli bir gazetede çalışmaktadır. Editörleri George Taylor'dır. Gazetenin ismi Shuster'in Toronto'da geçen çocukluğunda dağıttığı bir gazetenin adından alınmıştı. Fakat Superman çizgi roman dünyasından gazete dünyasına geçince gerçek isimli bir gazetede çalışması rakiplerin reklamını yapmak gibi olacağından Shuster ve Siegel gazetenin adını Daily Planet olarak değiştirdiler. Çizgi romanlarda bir süre daha Daily Star kullanılsa da radyo programının başlamasıyla da birlikte gazete ismi kalıcı olarak Daily Planet oldu. Radyo programının başlamasıyla birlikte editör karakter olarak da George Taylor yerine Perry White geldi. Çizgi roman bir süre daha Taylor'ı kullanmaya devam etse de sonbahar 1940'da çıkan Superman #7'den itibaren çizgi romanda da Daily Planet'in editörü Perry White oldu.

Tabi daha önemli bir değişiklik Superman'in güçleriyle ilgiliydi. Superman yazıldıkça güçleri oturmaya başladı. Örnek olarak ilk maceralarda Superman'in uçma gücü yoktu. Çok yükseğe ya da çok uzağa atlayabiliyordu. Ne kadar yüksekten düşerse düşsün zarar görmüyordu. Ama bir binanın penceresinden içeriyi dinlemek için bile pervaza tutunması gerekiyordu. Bu biraz da Superman'in kurgusunun tüm fiziksel özellikleri insan üstü olan bir kahraman şeklinde kurulmasındandı. Ama bir süre sonra bunun pratik olarak çok gerçekçi olmadığı ve çizmesinin ya da radyoda canlandırmasının daha zor olduğu iyice anlaşıldı. Atlayan bir adam çizmek biraz zordu. İster istemez uçuyor gibi görünüyordu. Radyo programında da atlama efekti için uygun bir şey bulunamamıştı. Radyo programı başladıktan kısa süre sonra Superman'in yükselmesi ".. and up! up! up!" şeklinde ve havalanan bir kuş sesine benzer bir sesle canlandırılmaya başladı. Kısa süre sonra da çizgi romanda Superman'in yükselmesi uçma olarak gösterilmeye başladı. Kesin bir kopuş noktası olmadı asla. Bazı ilk dönem panellerde Superman'in uçtuğu iddia edilebilir ya da daha sonraki panellerde sadece atladığı. Ama Mayıs 1940 tarihli Action Comics #24'deki şu panelden sonra artık Superman'in uçmaya başladığını söylesek herhalde yanlış olmaz.


Yine de bu uçuş görece mütevazi bir uçuştu. Superman'in canı sıkıldığında güneş sisteminde gezintiye çıkmasına daha uzun zaman vardı.

Superman'de bu dönemde olan başka bir değişiklik de kıyafetinin çizimidir. İlk çizimlerde Superman'in göğsündeki kalkan ve S küçük ve çok da belirgin değilken Haziran 1940 tarihli Action Comics #25 ile birlikte bu semboller biraz daha büyüyüp belirginleşti ve pelerinde de benzer bir sembol olduğu açıkca görülmeye başladı.


Son olarak da Superman'in görselliğin olmadığı radyo ortamında yayınlanmaya başlayan macerasındaki tarz farkları ise Superman'in hikayesine damgasını vuracaktı.

Superman'in ilk çizgi roman maceralarında Superman genelde kötülerle tek başına mücadele ediyordu. Daily Star editörü George Taylor Clark Kent'i zaman zaman çeşitli haber konularına yönlendirerek macerayı başlatıyordu, ya da Clark Kent macera sonunda hikayeyi Daily Star için habere dönüştürüyordu. Clark Kent'in Lois Lane ile etkileşimi ise bir tür arzu nesnesi şeklinde kurgulanmaya çalışılmıştı.

Ama radyo şovunda dinamikler daha farklıydı. Hikayenin macera kısımları görsellikle anlatılamadığından Superman'in kendi kendine konuşması ile aktarılıyordu. Fakat bunun yoğun şekilde kullanılması da tuhaf ve rahatsız ediciydi. O yüzden yan karakterlerin Superman maceralarında rolleri arttı. Öncelikle bahsettiğimiz gibi yeni bir editör karakter Perry White doğdu. White da Geoge Taylor gibi genelde macerayı başlatıyor ya da bitiriyordu, fakat Taylor'dan daha fazla katkısı vardı radyoda.

Benzer şekilde Lois'in maceralara olan katkısı da artmıştı. Genellikle Clark ile birlikte hareket ediyorlardı. Bir tehlike olduğu zaman Clark Superman'e dönüşüp Lois'i kurtarıyordu. Radyo maceralarında ortaya çıkan bir karakter de Daily Planet'ın ofis boyu Jimmy Olsen'dı. Jimmy Olsen Clark'ın arkadaşı bir çocuk olarak kurgulandı. Bu dönemde Clark ile Lois arasında bir rekabet de başlamıştı. Lois hırslı bir kadın portresi çiziyor, Clark'ı çok yumuşak buluyordu. Clark Superman kimliğiyle Lois'in bir adım önündeydi ama kimliğinin ortaya çıkmaması için de Clark Kent zayıf bir karakter olarak kalmaya devam ediyordu. Clark bu sebeplerden Lois ile kuramadığı samimiyeti Jimmy Olsen ile kuracaktı. Bazı maceralarda Lois Lane yerine Jimmy Olsen eşlik edecekti Clark Kent'e ve Superman'e.

Superman'deki bu görsel değişiklikleri ve hikayedeki gelişmeleri yaratmada Shuster ve Siegel'ın karakteri büyütmesinin payı olduğu gibi Shuster ve Siegel'a yardımcı olan diğer isimlerin de payı vardı. Bu dönemde Superman çizimlerinde zaman zaman Paul H. Cassidy, Denis Neville ve Paul Lauretta'nın Siegel ve Shuster'a hayalet bir şekilde yardım ettiği biliniyor. Bir diğer yardımcı yazar Wayne Boring ise bu isimlerin yapamadığını yapacak ve 1950'lerde Siegel ve Shuster'in ardından Superman'in çizim sorumluluğunu tamamen üstüne alacaktır.

Devamı:

Superman ve Batman Büyüyor II

15 Aralık 2012 Cumartesi

Justice Society of America I

Büyüme ve Değişme


1939 sonu ve 1940 yılı Detective Comics Inc. için büyüme ve değişme zamanıydı. Superman ve Batman çok başarılı olmuşlardı. Süper kahramanların sektördeki bir sonraki büyük olay olduğu kesinlik kazanmıştı. Detective Comics Inc. bu ortamda artık işleri biraz daha büyütüp kurumsallaşmak için adımlar atmaya da başladı. 

1939 sonu ve 1940 başındaki en dikkat çekici olay Vincent Sullivan'ın Detective Comics Inc.'deki editörlük görevinden ayrılmasıydı. İlk önce McNaught Newspaper Syndicate tarafından kurulan Columbia Comics'de editör oldu. Gardner Fox, Creig Flessel ve Ogden Whitney kısa süre içinde Sullivan'ı Columbia Comics'de takip ettiler. Bu ayrılığın DC çizgi romanlarına en önemli etkisi Bill Finger'dan sonra Batman'i yazma işini devralan Gardner Fox'un Batman'i yazmayı 1939 sonunda bırakmasıydı. Vincent Sullivan 1943'e kadar Columbia Comics'de çalıştıktan sonra kendi şirketi Magazine Comics'i kuracak ve çizgi roman dünyasından çıktığı 1958'e kadar bu şirkette çalışacaktı.

Vincent Sullivan'ın gidişiyle editörlük koltuğu boş kaldı. Bu pozisyona kısa süre sonra derginin yardımcı editörlerinden Whitney Ellsworth getirildi. 1939 Şubat'ı ile Mart'ı arasındaki bir geçiş döneminden sonra Ellsworth Vincent Sullivan'ın tüm editörlük sorumluluklarını üstüne aldı.

Bu dönemde Detective Comics Inc. sahipleri Harry Donenfeld ve Jack Liebowitz şirketi ve şirketin yayınladığı çizgi romanları birer ticari değer olarak görüp korumaya da başladılar. Zaten çok genç olan çizgi roman dünyası için bu bir ilkti. Karikatür çağında ve çizgi roman çağının ilk yıllarında bu tarz bir yaklaşım pek karşılaşılan bir şey değildi. Benzer temalar farklı yayıncıların çizgi romanlarında yer alırdı. Hatta bir çok çizgi romanın birbirine oldukça benzer içerikleri olduğunu söylemek mümkündü. 

Bu durumu değiştirecek ilk hamleyi 1939 yılının ilk baharında Detective Comics Inc. attı. Fox Publications sektördeki daha küçük çizgi roman yayıncılarından biriydi. Eisner & Iger stüdyosunun yarattığı çizgi roman dergileri basıyorlardı. 1939 yılının Mart ayında Will Eisner'ın yarattığı Wonder Man karakterini ve bu karakterin yer aldığı dergi Wonder Comics'i çizgi roman dünyasına sundular. 15 gün içerisinde Detective Comics Inc. Fox Publications'ı dava etti. Sebep Wonder Man'in Superman'in kopyası olduğuydu. Will Eisner davada tanıklık yaptı ve Wonder Man'in orjinal bir yaratım olduğunu belirtti. Ama Fox davayı kaybetti ve Wonder Man sadece bir sayı yayınlanabilmiş oldu. Fox'un temyiz başvurusu da kabul edilmedi.


Benzer bir hikaye Fawcett Comics'in kahramanı Master Man için de 1940 yılında yaşandı. Master Man 1940 Mart kapak tarihli Master Comics'de yayınlanmaya başladı. Ocak 1940'dan Haziran 1940'a kadar yayınlandıktan sonra Detective Comics Inc.'den bir yayın durdurma isteğiyle karşılaştılar. Durumun mahkemeye gitmesini riske edemeyen Fawcett Master Man'in yayınına son verdi.


Fawcett aynı zamanda 1940 Şubat kapak tarihli Whiz Comics dergisinde yeni bir karakter yayınlamaya başlamıştı. Captain Marvel isimli bu karakter ise çizgi roman tarihinin en büyük telif hakkı davalarının birini başlatacaktı.

Detective Comics Inc. tüm bu gelişmelerin etkisiyle de Superman ve diğer karakterleri için patent başvurusunda bulundu. 1940 yılında tüm Detective Comics dergilerinde bir patent başvurusunun halihazırda devam ettiğini belirten Reg. U.S. Patent Office ibaresi yer almaya başladı. Daha sonra da 1940 yılının Nisan ayında tüm dergilerini markalaştırmak adına aynı logoyu tüm dergilerinde kullanmaya başladı. Bu logo dergilerin ve karakterlerin yıllarca bilineceği ismi taşıyordu: A DC Publication. 


Bu çizgi roman sektöründe ilk markalaşmaydı. Artık yayıncılar vergiden ve masraflardan kısmak için çizgi romanları farklı farklı şirketlerden yayınlamak yerine bir marka değeri oluşturmayı en azından bir seçenek olarak değerlendirmeye başlamışlardı. Detective Comics Inc. ilerleyen yıllarda farklı isimler alacak, farklı şirket yapıları altında yayınlar sunacaktı. Ama 1940'dan itibaren Detective Comics Inc. ve kardeş yayınlarına artık bu logonun da etkisiyle DC adı verilmeye başladı ve çok kısa zamanda herkes Superman ve Batman'i yayınlayan çizgi roman yayıncısını bu isimle bilmeye başladı.

DC'nin 1940'daki bir başka devrim sayacak yeniliği ise Superman'in ilk defa farklı bir ortamda hayat bulmasıydı. 1940 yılı Superman'in radyo tiyatrosu formatındaki maceralarını içeren Adventures of Superman'in yayınlanmaya başladığı yıldı. Jack Liebowitz'in bu yayının hayata geçmesinde oldukça büyük bir payı olduğu biliniyor. Superman'in karlılığını ve başarısını devam ettirmek ve büyükmek isteyen Liebowitz Superman'i ilerleyen yıllarda başka değişik ortamlarda da yayınlatacaktı, radyo bu ortamlardan ilkiydi.

Adventures of Superman haftada üç gün yayınlanıyordu. İlerleyen yıllarda bu zaman zaman haftada beş güne çıkacaktı. Superman'in çizgi roman maceralarının birer tekrarı değildi program. Tam tersine radyo için özel yazılmış maceralar canlı yayında canlandırılıyordu. Maceraları Ben Peter Freeman ve Jack Johnstone yazıyordu. Oyuncu kadrosunun kim olduğu heyecanı arttırmak için gizli tutuluyordu. 1946'ya kadar halk Superman'in kimin seslendirdiğini öğrenemedi. Superman mitosunun bazı kilit parçalarının doğuşu da çizgi roman sayfalarında değil de 1940'lar boyunca yayınlanan bu radyo programında olmuştur.

1939 ve 1940 yılı Detective Comics Inc. ya da artık daha bilinen ismi DC için böyle geçmişti. Bir yanda da çizgi roman sayfalarında başka hikayeler yaşanıyor, kahramanlar evriliyor ve yeni kahramanlar ortaya çıkıyordu.

Devamı: 

Superman ve Batman Büyüyor

24 Kasım 2012 Cumartesi

Superman II

Superman Neleri Değiştirdi?


Superman ilk çizgi roman kahramanı değildi. Ama o zamana kadar ortaya çıkmış kahramanlardan biraz farklıydı. 

En başta insan olmadığı, başka bir gezegenden geldiği daha ilk sayıda ortaya koyulmuştu. O bir yabancıydı. Uzaylı mitosu çok da yaygın değildi 1930'ların sonunda. Bilimkurgu daha emekleme evrelerindeydi. Orson Wells ünlü Dünyalar Savaşı radyo yayınını henüz yapmamıştı. O yüzden Superman'in ortaya koyduğu karakter de rahatlıkla tüm uzaylı sterotiplerinin öncüsü oldu. Bu anlamda Superman bir devrimdi. 

Fakat bu devrim küçük çapta bir devrim olarak kalacaktı. Uzun zaman Superman'in uzaylı kimliği sadece güçlerini açıklamak için kullanılacak, özellikle savaş zamanı onun sade bir Amerikalı'dan çok da farkı olmadığının altı bıkmadan usanmadan çizilecektir.

Superman'in bir başka özelliği tüm kahramanların en kahramanı olmasıdır. Güçlü kahramanlardan daha güçlüdür, hiç bir şey ona zarar veremez. Her şeyi yapabilir. Hiç bir şeyden korkmaz. Ama işin en enteresan yönü Superman'in güç kavramını tanımlamada bir araç haline gelmesidir. 

Çizgi roman tarihi Superman'den sonra da çok fazla limitsiz güce sahip kahraman gördü ve doğrusunu söylemek gerekirse bu kahramanların  bazıları yanında Superman'in ilk hali küçük bir çocuk gibi kalacaktır. Action Comics #1'de Superman'in güçleri çok güçlü olması, hiç bir şeyden (kurşunlar, silahlar) zarar görmemesi ve çok yüksek mesafeleri zıplayarak katedebilmesinden ibarettir. Uçmak bile Superman'in yetenekleri arasında yoktur henüz. 

Zamanla bu resmin değiştiğini ve Superman'in isminin hakkını verdiğini biliyoruz. Bu değişim zamanla gelen basit bir değişim değildi. Superman'in sınırları yıllar geçtikçe genişletildi. Ama genişleyen aslında bizim hayal gücümüzün sınırlarıydı. 1930'ların dünyasında bir binadan yükseğe zıplayabilen bir adam oldukça güçlü görünse de günümüzde uçmak süper kahraman dünyasında oldukça alalade bir özellik olarak algılanmakta. 

Esasen Superman'in yaptığı şey de tam buydu. Kahramanlar ve Süper Kahramanlar arasındaki çizgi Action Comics #1 ile, Superman ile çekildi. Superman tüm özellikleriyle ilk süper kahraman örneğiydi. 

Siegel ve Shuster'in eserlerinin bu derece hayati bir rolü nasıl oynadığını kesin tespit etmek kolay değil. Bir çok etken bunun sebebi olarak sayılabilir. Hatta çok da ifade edilmeyen bir tespit olarak, o dönemler sinema, roman ve çizgi sektörlerinde hakim olan pulp romanlar ve B sınıfı filmlerde kendini bulan "çabuk üret, hızlı tüket" anlayışının tam tersine Siegel ve Shuster'in Superman'in basit bir macerası üzerine 6 yıl kadar çalışmalarının bu maceranın ilk bakışta bile kendini belli etmesini sağladığı düşünülebilir.

Bir adım geriye atıp bakarsak Superman yaratcıları Siegel ve Shuster'a altın kapılar açmadı. Superman'in yayınlanmasının kesinleştiği dönemde Malcolm Wheeler-Nicholson artık National Allied Inc. ve Detective Comics Inc.'den ayrılmıştı. Siegel ve Shuster Donenfeld yönetimiyle basit bir anlaşma yaptılar. Detective Comics Inc. Superman'i yayınlayacaktı, yayın hakları Detective Comics Inc.'in olacaktı. Siegel ve Shuster 10 yıl boyunca yayınlanacak olan Superman hikayelerini yapılacak diğer bir kontrat ile sürekli yazıp çizecektiler. Bu taahütler karşılığında alacakları miktar ise 130 dolardı. Yanlış duymadınız, günümüz parasıyla 2000 dolara karşılık gelen 130 dolar karşılığında Siegel ve Shuster Superman'in haklarını Detective Comics Inc.'e devrettiler. 

Tabi ki Superman'in nelere yol açacağını Siegel ve Shuster bile tahmin edemezdi, tahmin etselerdi de bu anlaşmayı yapmazlardı. Bu anlaşma günümüzde hala süren bir hukuk savaşının başlangıcı olacaktı ama bu daha sonraki bir hikaye. Action Comics'in ilk sayısı çıktığında Siegel ve Shuster yıllardır üzerinde çalıştıkları eserlerini en sonunda yayınlatabilmenin ve hayatlarını kurtaracak, düzenli bir gelire sahip olmalarını sağlayacak  bir kontrat yapmanın mutluluğu içinde iki gençtiler sadece. 

Action Comics'in ilk sayısı ve Siegel ve Shuster ile yapılan anlaşma Harry Donenfeld'in birleştirdiği Detective Comics Inc.'deki ilk icraatıydı. Donenfeld açıkcası Action Comics'în ilk sayısını pek de beğenmemişti. Superman'i aşırı derecede uçuk bulmuştu. Editör Vincent Sullivan özellikle Superman'i kapakta kullandığı için ciddi bir fırça yedi. Superman bir süre Action Comics'in kapağında yer almadı.

Bu düşüncesine rağmen Donenfeld Siegel ve Shuster'i kendisi için çok avantajlı bir kontrat ile kendine bağladı. Bunun sonuncunda Superman'in yaratacağı hava şirketin büyümesindeki ilk adım olacaktı. Donenfeld belki  Wheeler-Nicholson gibi yaratıcı bir kişilik değildi, ama günümüzde çizgi roman bir endüstri haline geldiyse, Siegel ve Shuster ile yaptığı anlaşma sayesinde bunun önünü açmasıyla Donenfeld'in de bu dönüşümün Superman'i olduğunu kabul etmek lazım. 

Superman'in o gün halktan nasıl bir tepki aldığı konusunda çok belirli bilgilere ulaşmak zor. Ama bilinen Action Comics'in iyi bir satış rakamı yakaladığı ve satın alsın almasın insanların Superman'i sevdiği. Çizgi roman sektöründe Superman benzeri karakterlerin ortaya çıkması bu anlamda çok doğaldı, bu da hemen olmadı. Detective Comics Inc. bile benzer denemelere girmek için bir süre bekledi. 1939'a kadar Superman piyasadaki tek süper kahraman olmanın keyfini sürdü. 

Ama daha sonra hem Detective Comics Inc., hem de rakipleri Superman'i andıran süper kahramanları bir bir icat etmeye başladılar. Artık oyun Superman'in koyduğu kurallarla oynanmaya başlanacaktı. Yeni kahramanlar Superman ayarında olmasalar bile eski kahramanlardan çok farklıydılar.

Daha geriye gidip çizgi romanın dünü ve bugünüyle Action Comics'in ilk sayısına bakacak olursak, Superman'in ortaya çıkışının sektörde bugünkü resme gelmemizi sağlayacak büyük bir değişimin ilk adımı olduğu gün gibi açık görünüyor. Superman daha sonraları modernize edilen haliyle bile hep 1930'lar, 40'lar ve 50'ler Amerika'sının bir imgesiydi. Ama onun çizgi roman dünyasındaki değeri asla düşmedi. Bir çok özelliği yılları aşıp her dönemde her yaştan okuyucunun kalbini kazandı. Her zaman orjinal ve öncü oldu Superman. Çizgi roman okumaya başlayan herkesin ilk öğrendiği onun adıydı. 

Günümüzde geriye bakıldığında modern çizgi roman tarihinin başlangıç noktası olarak Superman'in ilk macerası gösteriliyor. Daha dar bir tanımlamada Action Comics #1'in çizgi romanın altın çağını başlattığı kabul ediliyor. Bu çağ 1950'lerin başına kadar sürecek, süper kahraman mitosunun ilk ürünlerinin verildiği ve Superman'in en önemli isimlerden biri olduğu bir çağ olarak tanımlanıyor. 

Action Comics'in ilk sayısı günümüzde en önemli ve en değerli çizgi roman sayısı olarak tanımlanıyor. 2010 yılında Action Comics #1'in oldukça iyi durumda korunmuş bir kopyası 1 milyon $ karşılığında el değiştirdi. Bu, tarihte bir çizgi romana ödenen en yüksek miktar. Daha önceki rekor da daha kötü durumda bir Action Comics #1'e aitti 317.000 $ ile. 

Maddi değerinin ötesinde Action Comis'in ilk sayısı Superman'in doğuşuna tanıklık etmesi vasıtasıyla her zaman çizgi roman sevenlerin kalbinde olan çok özel bir çizgi roman olacaktır.


Devamı:

Savaş Öncesi Büyüme Çabaları ve Rekabet

22 Kasım 2012 Perşembe

Superman I

Superman'in Doğuşu I

Jerome 1914 yılında Cleveland'da doğdu. Litvanya göçmeni Yahudi bir ailenin altı çocuğunun en küçüğüydü. Ortaokuldayken filmlere, çizgi roman ve karikatürlere ve o zamanlar yeni yeni moda olmaya başlayan bilim kurgu eserlerine meraklı sessiz bir çocuktu. Cosmic Stories isminde bir bilim kurgu fanzini çıkartıyordu ve bu fanzin  muhtemelen Amerikan bilim kurgu fanzinlerinin ilk örneklerindendi.

Liseye geçince okul gazetesinde karikatürler çizmeye başladı. 16 yaşında kendi gibi Doğu Avrupa'dan gelen Yahudi bir ailenin oğlu olan Joseph ile arkadaşlık etmeye başladı. Benzer şeylerden hoşlanıyorlardı. Çizmeyle yazmayla ilgiliydi ikisi de. 

Joseph Toronto'da doğmuş, ama ailesi çektikleri fakirlikten bir nebze kurtulabilmek için Cleveland'a taşınmıştı. Küçüklükten itibaren çizmeye meraklıydı o da ama ailesinin durumu sürekli çalışmasını gerektirmiş, çizmeye hiç vakit bulamamıştı.

Liseyi bitirdikten sonra ikili Cleveland School of Art'a devam etmeye ve birlikte çizimler yapmaya başladılar. Fanzinler çıkartıyorlar ve çizgi romanlar çiziyorlardı. Telepatik güçleri olan saçsız bir adamın dünyanın kontrolünü ele geçirmesiyle ilgili bir çizgi roman yazmışlardı. Esin kaynakları Nietzsche'nin Übermensch kavramıydı ve bu kötü kahramana Superman adını vermişlerdi. Bu kahramanı Jerome'un yayınladığı Science Fiction fanzininde çizdiler ilk defa.



İlk bakışta kurdukları karakter enteresan görünmüştü Jerome ve Joseph'e. Jerome'un babası bu karakteri yaratmalarından bir sene önce çalıştığı dükkandaki bir hırsızlık olayı esnasında kalp krizi geçirerek ölmüştü. Superman'in ilk kurgusu insanlığın bir adım ileri gitmesiyle alakalıydı Nietzsche felsefesini de işin içine katacak olursak.

Ama Jerome karakteri tekrar kurgulamaya girişti. Yeni kurguda Superman iyi bir kahramandı. Bu konudan hiç bahsetmese bile etrafındaki bir çok insan Superman'in iyi bir kahraman haline gelmesinde Jerome'un o zamanlar içinde bulunduğu ruh halinin ve babasının ölümün etkisi olduğunu düşündüklerini belirtirler.

Jerome kahramanı bugünkü formatına soktuktan sonra kahramanın ilk çizimlerini Joseph ile birlikte yaptılar. Kahramana bir de kimliğini gizlemek için bir alternatif kimlik buldular : Clark Kent. İlk çizimleri Consolidated Book Publishing isminde bir çizgi roman yayıncısına gönderiler. Consolidated işi beğendi ve ikiliye birlikte çalışabileceklerini ve bu çizgi romanın iş yapabileceğini düşündüklerini belirten bir mektup gönderirler. Ama yaklaşık aynı zamanda şirket çizgi roman yayınlama işinden vazgeçer.

Jerome ve Joseph bu durum karşısında yıkılırlar. Özellikle Joseph bu durumu zor kabullenir. Üzüntüsünden ve öfkesinden tüm çizimlerini -bazı kaynaklara göre- yakar ya da -bazı kaynaklara göre- yırtıp atar. Ellerinde sadece bir iki kapak çizimi kalmıştır. Joseph için Superman işi buraya kadardır.

Jerome bu noktada Superman'i daha benimser. Onun bırakmaya niyeti yoktur bu işin peşini. Başka çizerlerle görüşmeye başlar. Bu çizerler arasında okuldan arkadaşları olduğu gibi daha yaşlı, sektörün içinde çizerler de vardır. Bu çizerler arasında 30'ların ünlü kahramın Buck Rogers'ın çizeri Russell Keaton bile vardır. Keaton'ın Superman ile ilgili bir iki çizim bile yaptığı yıllar sonra Jerome'un arşivinden çıkan dökümanlar ve çizimlerden anlaşılacaktır.

Ama sonuçta hiç bir çizer ile anlaşamaz Jerome. İletişime geçtiği arkadaşları stil olarak Jerome'un düşündüğü şeye yakın hissetmezler kendilerini. Keaton ve diğer profesyonel çizerler ise adı sanı duyulmamış bir genç ile ortaklığı riskli görürler. Jerome bunun üzerine Joseph'i tekrar Superman üzerinde çalışmaya ikna eder. İkili tekrar işe koyulurlar.

Russell Keaton ile yaptıkları çizimlerde Superman'in geçmişi konusunda bir miktar bilgi ortaya koyulur. Kent ailesi Superman'i çocukken bulmuştur. Bilmedikleri bir dil konuştuğundan başka bir ülkeden gelen bir göçmen olduğunu düşünmüşlerdir. Aslında Superman gelecekten bir zaman makinasıyla gelen dünyadaki yaşayan son adamın oğludur. Bu karakter özellikleri aslında Jerome ile Joseph'in de yaşadığı göçmenlik olgusunu derinlerinde taşımaktaydı. Superman içinde yaşadığı toplum için bir yabancıydı aslında. Bu tema ilerki yıllarda Superman hikayelerinde çok önemli bir tema olacaktır.

Joseph ile Jerome tekrar çalışmaya başlayınca ikili karakteri biraz daha ileri götürürler. Superman'in bir kadına aşık olması gerekiyordur, onun için Lois Lane karakteri ortaya çıkar. İkili filmlere düşkündür ve karakterlerin isimleri dönemin sinemasının büyük isimleri Clark Gable'dan, Kent Taylor'dan, Lola Lane'den esinlenerek konulmuştur. Clark Kent ikili tarafından kurgulanırken karakter olarak bir miktar Jerome'a, fiziksel özellikler açısından da Joseph'e benzetilir. Superman ise fiziksel olarak Jerome'a benzeyecektir. Lois Lane'in karakteri dönemin B filmlerinin kadın gazeteci karakteri olan Torchy Blane'den esinlenerek oluşturulsa da kaderin cilvesi, fiziksel özellikleri de Jerome'un gelecekteki eşine benzeyecektir.

1935 yılında Joseph ve Jerome Lois Lane için bir çizim seansı yapmaya ve bu seansta bir model kullanmaya karar verirler. Bir Ohio gazetesinde daha önce tecrübesi olmayan, resim modelliği yapmak isteyen bir lise öğrencisi Jolan Kovacs'ın verdiği ilan dikkatlerini çeker. Joseph ilanı veren Jolan'ı arar ve bir seans ayarlarlar. Jerome Superman için, Jolan da Lois Lane için modellik yapar. Lois Lane karakterinin ilk çizimleri tamamen Jolan'ın fiziksel özelliklerini yansıtmaktaydı.

İkili Jolan ile uzun yıllar karşılaşmazlar. Jolan önce Joanne Carter ismiyle modellik yapmaya devam eder. İkinci dünya savaşı esnasında bir tersanede çalışır. Savaştan sonra New York'a taşınır Joanne. Bir gece bir baloda Jerome ile karşılaşır yıllar sonra. İkisi de daha önce evlenip boşamıştır. 1948 yılında evlenmelerine kadar giden bir ilişkiye başlarlar. Ve Jolan ile Jerome, Jerome ölene kadar, 48 yıl, evli kalırlar.

1937 yılı civarında Joseph ve Jerome okulu bitirip Cleveland'dan New York'a taşınırlar. Artık çizgi roman sektörünün kalbindedirler ve tanıdık bir şirkete de işler yapmaya başlarlar: National Allied. İkili National Allied'in genç çizerleridir. Binbaşı ikilinin işlerini beğenmiştir. Binbaşıya gönderdikleri ilk çizimleri bir paket kağıdına ve bir duvar kağıdının arkasına çizmişlerdir. Binbaşı ikiliye "İşiniz, çizimleriniz ve hikayeniz güzel, sizinle çalışacağız. Ama lütfen düzgün kağıda mürekkep ve kalemle çizim yapın" der. İkili New Fun dergisinde Henri Duval isimli korsan bir karakter ve daha sonra da Doctor Occult isminde doğa üstü güçleri olan bir dedektif yaratırlar. National Allied'ın yeni dergisi Detective Comics'in yıldızları ise bu ikilidir. Derginin en iddialı kahramanı Slam Bradley'i yaratırlar.

Her şey iyi gitmektedir ikili için ama Superman konusunda bir gelişme yoktur. National Allied'da daha çok kendilerinden istenen tarzda karakterler çizip yazarlar. Superman fikirlerini bir karikatür olarak çizip bir çok yayıncıya gönderirler. Artık karaktere son hali verilmiştir. Amerikan sirk kültüründeki Strong Man kavrayışında karşıt renklerden oluşan bir kıyafeti vardır. Göğsünde kocaman bir S sembolü yerleştirmiştirler. Karakter ayrıca bir pelerin giyiyordu, bu o zamanın çizgi roman kahramanları için de oldukça sıradışıydı. O zamana kadar yapılan herşeyden çok farklıdır Superman. Ama ikilinin her yerden aldıkları cevap aynıdır: ret.

1937 yılında yeni Action Comics için çalışmalar sürerken ikilinin hayatını ve çizgi roman tarihini değiştirecek bir şey olur. İlk işe başladığında National Allied'da kısa bir süre binbaşıyla çalışmış bir editör olan Sheldon Meyer Superman karikatürünü eline geçirir ve çok beğenir. Etrafındaki herkese bu genç çocukların iyi iş çıkarttıklarını ve karikatürlerinin çok iyi olduğunu söylemektedir.

Bir süre sonra Meyer karikatürü arkadaşı Max Gaines'e gösterir. Gaines de bir yayınevinde editör olarak çalışmaktadır. İşin ilginci Jerome ve Joseph karikatürlerini daha önce Gaines'e göndermişler ve red cevabı almıştırlar. Gaines bu fikrinden vazgeçmez ama belki de Meyer'in ısrarlarıyla karikatürü o zamanlar çıkaracağı yeni dergi için orjinal materyal arayan bir arkadaşına gösterir. Bu arkadaş ikilinin zaten iş yaptığı Harry Donenfeld'den başkası değildir ve çıkacak yeni dergi de Action Comics'dir.

National Allied'ın editörü Vin Sullivan yeni çıkacak dergi için karikatürü tekrar düzenlemelerini ve sayfada 8 panel olacak hale getirmelerini ister. Jerome ve Joseph karikatürü tekrar düzenlerler, ama kendi uygun gördükleri şekilde. Sayfa düzeni o zamanlar sık kullanılan formatın biraz dışındadır. Karikatürdeki panellerin birini kapak resmi olarak seçerler, büyütürler. Vin Sullivan kapak resmini riskli bulsa da olur verir.

Detective Comics Inc.'in dördüncü dergisi Action Comics 1938 yılının Nisan ayında, Haziran 1938 kapak tarihiyle ve tüm zamanların en çok bilinen çizgi roman kapağıyla çıkar. Çizgi roman, artık Detective Comics Inc. altında birleşmiş şirketin diğer yayınları gibi bir toplamadır. İlk macera Superman'in Jerome Siegel ve Joe Shuster imzalı ilk macerasıdır.



Devamı: Superman'in Doğuşu II