Detective Comics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Detective Comics etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2012 Pazartesi

Kara Şövalye

Bob Kane New York'lu göçmen bir ailenin çocuğuydu. Lisede daha sonra çizgi roman dünyasının önemli isimlerinden biri olacak Will Eisner ile arkadaştı. Liseden sonra özel bir kolejde bir süre resim eğitimi aldı. Daha sonra da 30'ların animasyon dünyasının önemli isimlerinden olan Max Fleischer'ın yanında animasyonlar yapmaya başladı. 

Kane 1936 yılında animasyon işinden karikatür ve çizgi roman çizmeye yöneldi. Aynı dönemde Kane ile birlikte Will Eisner de çizgi roman işine yönelmişti. Eisner ve Jerry Iger o dönemde ufak bir stüdyo kurmuşlardı. Bu stüdyo sayıları giderek artan çizgi roman dergilerine özgün materyal sağlıyordu. Kane de bu stüdyoda çizimler yapmaya başladı. 

İlk işleri arasında National Allied ve Detective Comics için çizimler yapmak da vardı. Bu sebeple Vincent Sullivan'ı yakından tanıyordu.1938 yılında Kane kendi ilişkilerini kullanarak kendi stüdyosunu kurmaya karar verdi. İlk işi de Vincent Sullivan aracılığıyla gelecekti.

Sullivan Superman'den sonra yeni bir kahraman arıyordu. Superman bir başarı hikayesi olmuştu ve bunu yeni karakterlerlerle devam ettirmek istiyordu Sullivan. Kane'e böyle bir karakter yaratıp yaratamayacağını sorar. Kane kısa zaman içerisinde Bat-man'in ilk taslağı ile Sullivan'ın önüne çıktı.

Hikayenin kısa versiyonu Batman'in kısa süre sonra Detective Comics'de yayınlanmaya başlayıp çizgi roman tarihinin en akılda kalan kahramanlarından biri olduğudur. Uzun versiyon ise yıllarca bilinmedi, 1989'da Bob Kane hatıralarını kitaplaştırana kadar tam anlamıyla kabul görmedi.

Hikayenin uzun versiyonunda Bob Kane Bat-man üzerinde çalışmaya başladıktan sonra stüdyosunda birlikte çalıştığı genç bir yazara çizimlerini gösterdi. İlk çizimlerde Bat-man Superman'e benzeyen kırmızı bir kıyafete sahip intikamcı bir kararkterdi. Kıyafetinin kolları açıktı. Kanatları ve ufak bir maskesi vardı.

Bill Finger ismindeki bu genç yazar Kane'e çeşitli önerilerde bulundu. Bunlar arasında kanatlar yerine kanat gibi kullanılabilen bir pelerin çizmek, maskeyi tüm yüzü kaplayacak kadar büyütmek, kıyafetteki tüm kırmızıları yok ederek gri-siyah tonlarında yeni bir kıyafet tasarlamak vardı. Ayrıca kıyafete eldiven de ekledi.

Bat-man'in ilk macerasını Bill Finger yazdı. Konsepti Bob Kane düşünmüş, ayrıntıları Bill Finger tamamlamış ve çizimleri Bob Kane yapmıştı.

Bat-man Mayıs 1939 kapak tarihli Detectice Comics #27 ile doğdu.


Kapakta "Batman" olan karakterin ismi içeride "Bat-man" di. "Bat-man" ismi iki sayı daha kalsa da daha sonra tire tamamen yokoldu ve karakter bilinen ismi Batman'i aldı. Batman ilk sayıdan tüm hikayesi ortaya koyulmuş bir kahraman değildi. Kıyafetinin çizimi oldukça farklıydı.


Batman ve Bruce Wayne Douglas Fairbanks ve Sherlock Holmes karışımı bir havaya sahiptiler. Bruce Wayne ismi İskoç kralı Robert Bruce ve Amerikan bağımsızlık savaşı dönemi generallerinden Anthony Wayne'den geliyordu. İlk Superman hikayesinin tersine Batman'in gerçek kimliğinin Bruce Wayne olduğu hikayenin sonundaki panelde sürpriz son olarak veriliyordu. Commissioner Gordon da bu ilk hikayede yer almıştı. İlk hikaye zengin ve eğlenceye düşkün Bruce Wayne'in aslında gizli kimliği Batman ile detektiflik yaptığını anlatıyordu. Bu bakış açısıyla hikaye Detective Comics temalarına tam uyuyordu.

llk hikayeyi Bill Finger yazmıştı, fakat dergide sadece Robert Kane adıyla Bob Kane imzası vardı. Bunun sebebi kahramanın ilk taslağı çıkar çıkmaz Bob Kane'in kahramanın haklarını Siegel ve Shuster'in yaptığına benzer bir anlaşmayla Detective Comics'e satmış olmasıydı. Bu anlaşmaya göre Batman'in hakları Detective Comic'e ait olacaktı ama tüm maceralarında Bob Kane imzası yer alacaktı. Bill Finger Bob Kane'in stüdyosunda onun için çalışan bir çizerdi ve bu resimde ismi yoktu.

Bill Finger Batman'den önce de Kane için hayalet yazar olarak çalışıyordu. Yani Kane'in adına kendi adı geçmeden çizgi romanlar yazıyordu. Bu onun için farklı bir durum değildi. O zamanın çizgi roman piyasası için de tuhaf bir durum değildi.

Batman'in karakteri, hikayesi, etrafındaki insanlar ve en önemlisi Batman hikayelerinin kötü karakterleri zaman içinde oluştular. İlk dönemde Bill Finger bir çok önemli Batman hikayesini yazdı. Zaman içerisinde başka hayalet yazarlar/çizerler de Detective Comics Inc. için (ya da Detective Comics'den habersiz olarak Bob Kane için) çalışarak Batman hikayeleri yazmaya ve çizmeye başlayacaktılar. 60'lara kadar bu durum böyle devam edecekti. 60'lardan sonra Kane düzenli olarak Batman ya da başka bir çizgi roman çizmedi.

1960'larda Batman'in artık iyice ünlü olmasıyla birlikte Kane'in hayalet yazarlarla çalışma alışkanlığı ve Bill Finger'ın Batman'in yaratılışındaki rolü halk tarafından bilinir hale geldi. Bu dönemde Kane yazdığı açık bir mektupta "Batman'in yaratıcısının Kane değilde Finger olduğu iddiasının doğru olmadığını" ifade etti. Teknik olarak doğruydu bu, karakteri ikisi birlikte yaratmıştılar.

1974'de Bill Finger öldü. Kane 1989'da yazdığı otobiyografisinde ve o dönemde verdiği röportajlarda Finger'ın ölümünden sonra kendini Batman'in yaratıcısı olma konusunda kötü hissettiğini belirtti. O dönemin gereklerinin ve Detective Comics Inc.'in yardımcı yazarların isimlerini kesinlikle dergide yayınlamama politikasının onun ön planda olmasına Finger'ın geride kalmasına yol açtığını, Finger'ın da en azından o dönemde daha fazlasını istemediğini ifade etti.

Günümüzde bu şekilde imzalanmasa da artık Batman'in Bob Kane ve Bill Finger tarafından ortak olarak yaratıldığı genel bilgi haline gelmiş durumda. Finger'ın yaratıcı katkısı bir çok tanık tarafından dile getirildi ve Finger çizgi roman dünyasının büyük onurlarından neredeyse hepsini öldükten sonra da olsa aldı. Jack Kirby Hall of Fame ve Will Eisner Hall of Fame'de ismi yer alıyor ve belki daha önemlisi DC'nin 1984 de çıkarttığı 50 Who Made DC Great kitabında Batman'e katkılarından dolayı yer aldı. San Diego Comic Con onun adına bir ödül başlattı. Bu ödül eserleriyle yeterince takdir almayan ya da isimleri arka planda kalan yazar ve çizerlere veriliyor. Finger'ın Batman'in yaratılmasındaki rolü ne olursa olsun Batman'in bugüne gelmesinde katkıları hiç bir ödülle ölçülemeyecek kadar önemlidir.

Batman 1939 ilkbaharında böyle bir hikayeyle yayın hayatına başladı. Superman'in rüzgarına benzer bir rüzgar Batman'le birlikte de esti. İlk sayılardan itibaren Batman çok popüler oldu. Batman hikayesi ise daha yeni başlıyordu. Karakterin tam olarak oturması 3-4 sene sürecekti.

Batman'in süper güçleri yoktu. İlerleyen sayılarda da bu değişmedi. Gerçek üstü bir hikayesi yoktu onun. Ama Superman'den sonra Batman de bir süper kahraman olarak adlandırılacaktı. Bu tanımın gerçek anlamını da yerleştiren belki de Batman olacaktı. Bir kahramanı süper kahraman yapan gerçek üstü güçler değil, bir mitosun içerisinde kimsenin yapamadığı şeyleri yapan bir adam olarak yer almasıydı.

Superman'den sonra Batman'in de başarılı olması artık çizgi romanların popülaritesinin bir daha azalmayacak şekilde artmasını sağlayacaktı. Çizgi roman sanatçıları ve okuyucuları için tam anlamıyla altın bir çağdı bu. Herkes bu dalgadan çok memnundu. Batman ilk sayısıyla raflardayken New York'lu bir pulp yayıncısı Martin Goodman da bu gidişe bakıp benzer bir çıkışı yakalayacak bir şeyler yapıp yapamayacağını düşünüyordu.

Devamı:

Rekabet

11 Kasım 2012 Pazar

Çizginin Doğuşu V

Kalemler ve Kahramanlar


Malcolm Wheeler-Nicholson yönetimindeki National Allied 1937 yılında Detective Comis'i çıkartarak modern çizgi roman çağını gayrı resmi olarak başlattı. Kahramanlar çağının başlamasına daha bir süre vardı. Ama o zaman National Allied ailesi içerisinde yer alan isimler de birer kahramandı aslında. 

Malcolm Wheeler-Nicholson üzerine daha önce yazılandan da bildiğiniz gibi sadece parası olan bir patron değildi. Çizgi romanlar üzerine bir vizyonu olan ve bu işi seven yaratıcı bir kişilikti. İlk Detective Comics'deki iki uzun hikayeden biri olan ve özel dedektif Bruce Nelson'ı tanıtan "The Claws of the Red Dragon"'u da o yazmıştı. 

Vincent Sullivan derginin editörlerindendi. Henüz 26 yaşındaydı. Çizimler de yapıyordu. İlk Detective Comics'in kapağı onun elinden çıkmıştı. Bir süre daha National Allied için çalışacaktı. Çizgi roman tarihinin ilk yıllarının en büyük olayları onun editörlüğünde gerçekleşecektir. 

Sullivan daha sonra Natinol Allied'dan ayrılır. Kısa bir süre Columbia Comics'de çalıştıktan sonra savaş sonrası çizgi roman dünyasının oyuncularından biri olacak Magazine Enterprises'ı kurar. 1958'e kadar çizgi roman dünyasının içerisinde kalır. Magazine Enterprises kapandıktan sonra o da sektörden ayrılır.


Diğer bir editör Whitney Ellsworth'dü. Vincent Sullivan'in ve Wheeler-Nicholson'ın altında asistan editördü. National Allied'ın ilk yıllarında yardımcı editörlüğe yükselmişti. Bir ara National Allied'dan ayrıldı ve California'da yeni bir hayat kurmaya girişti. Ama New York'a geri dönerek National Allied'da tam zamanlı çalışmaya başladı. Ama  Detective Comics çıktığında ilk sayının editörlerinden biriydi. Bir süre sonra 1950'lerin ortasına kadar yürüteceği bir pozisyona, yönetici editörlüğe geldi. O dönemde Vincent Sullivan'da ayrılmıştı ve National'ın tahmin edilemeyecek kadar büyümesi onun editörlüğünde gerçekleşti.

Daha ilginç bir hikaye E.C. Stoner'ın hikayesidir. Stoner Pennsylvania'da bir maden kasabasında doğmuş siyahi bir Amerikalıdır. Küçük bir çocukken yerel bir mağazada çalışırken mağaza sahibi tarafından çizim yeteneği keşfedilmiştir. Birinci dünya savaşı için orduya yazılır ama savaşa gitmez. 1919'da Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi'ne girer. 1922'de buradan ayrılır, evlenir ve New York Harlem'e taşınır. 1920'ler Harlem'i zencilerin artık kölelik düzeninin izlerini tamamen attıkları, hala birinci sınıf vatandaş olarak görülmedikleri ama kendi dünyalarında yaşamalarına artık daha az kişinin kötü gözle baktığı bir dönemdi. Bu esnada siyahi kültürün, edebiyatın, müziğin ve sanatın filizlendiği Harlem Rönesansı adı verilen bir devrin ortasında buldu kendini Stoner. Çizmeye yazmaya çalıştı elinden geldiğince. Çizgi roman endüstrisindeki ilk siyahi isim olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde. O dönem "comic shop" adı verilen ufak çizgi roman atölyeleri sektörün büyük bir bölümünü oluşturuyorlardı. Bu atölyelerde çizgi romanlar üretilip yayıncılara satılıyordu. Siyahi bir çizer için böyle bir stüdyo içerisinde yer almak çizdiklerini beyaz yayıncılara satmaya çalışmaktan çok daha kolaydı. Stoner da Harry A Chesler'ın bu tarz atölyesinde çalışır uzun süre. National Allied ile sıkı bir bağı yoktu. Detective Comics'in ilk sayısındaki Speed Saunders hikayesini yazdı ve eskizlerini çizdi. Daha sonra değişik çizgi romanlarda çizimler yaptı. Daha sonra Fawcett'e işler yapan Captain Marvel yazarı Otto Binder'ın atöylesinde bir süre çalıştı. 1950'lerde çizgi roman dünyasından çıktı. 

Creig Flessel fakir bir ailenin çocuğuydu. Manhattan'daki Grand Central Art School'da derslere katılmasına izin verilmesi karşılığında kapıcı olarak çalışmıştı. 1936 yılından itibaren National Allied için çalışmaya başladı. Bir çok sayıda yazarlık, çizerlik ve tarama yaptı. Bir çok ilk dönem National Allied kahramanın hikayeleri onun kaleminden çıkmadır. Sandman'in yaratıcılarından biri olarak geçer, ama bu Sandman'in ilk sayılarından bir çoğunu yazmasından dolayı yapılan bir yakıştırmadır. 

Vin Sullivan National Allied'dan ayrıldığında Flessel ile olan bağını da koparmadı. Flessel uzun süre Sullivan için işler yaptı. Sullivan'ın kurduğu Magazine Enterprises'da yardımcı editör pozisyonunda çalıştı. 50'lerde çizgi roman dünyasının içerisinde, çoğu imzasız bir çok iş yaptı. Daha sonra da çizerliğe devam ettiyse de ana çizgi roman akımının dışında kalmaya başladı yavaş yavaş. 2000'li yılların başında İnternet'in ortaya çıkması ve çizgi romanlar ile ilgili bilgi paylaşımın artmasıyla birlikte Flessel'in 30'lu ve 40'lı yıllarda yaptığı işler daha geniş kitleler tarafından bilinir oldu. Son yıllarını çizgi roman severlerin ilgisi üzerinde bir şekilde panellerde, konvansyonlarda geçirdi. 2008 yılında hayata gözlerini yumdu.

Bu öne çıkan isimler dışında Detective Comics'in ilk sayısında Sven Elven, Tom Hickey, Bill Patrick, Russell "Alger" Cole ve Homer Fleming isimleri künyede yer alan yazar ve çizerlerdi. Ayrıca tek sayfalık bir işiyle 30'ların ünlü karikatür sanatçısı Fred Schwab da dergide yer alıyordu.

Ayrıca derginin belki de en iddialı kahramanı Slam Bradley'i yazan ve çizen daha 23 yaşında iki kafadar da ekibin genç yetenekleriydi. Bu iki kafadar kısa zamandır National Allied'da çalışıyorlardı ama adları duyulacağa benziyordu.



E.C. Stoner

Devamı: Yerinden Oynayan Taşlar

17 Ekim 2012 Çarşamba

Çizginin Doğuşu IV

Detective Comics


Binbaşı Malcolm Wheeler-Nicholson ve National Allied Inc. 1936 yılında yeni bir dergi çıkarmaya karar verdiler. Binbaşı yayınladıkları iki derginin (New Comics ve More Fun Comics) geçirdiği dönüşümü bir adım daha ileri taşıyacak bir dergi planlıyordu. Dergide yine özgün hikayeler olacak, fakat bu hikayelerin hacmi artacak, tonu daha gerçekçiliğe yaklaşacaktı. Bu amaçla 1936 yılında yeni dergi hazırlıklarına başladı.

Sanatsal anlamda yeni bir dergi çıkarmak zor bir iş olsa da, yeni dergiyi çıkarmanın daha da zor bir yanı mali konulardı. Büyük buhranın dip noktası görülmüş ve ekonomide ilk düzelme sinyalleri gelmeye başlamıştı. Fakat Binbaşının işleri çok da iyi değildi, dergiler ilgi görse de çok borcu vardı. Yeni dergi için daha önce More Fun Comics için uyguladığı modeli uygulayarak yeni bir şirket kurmaya karar verdi binbaşı. Bu sefer şirket kurmanın bir getirisi de borçlu olduğu basımevi sahibi Harry Donenfeld'i de bu şirkete ortak edip likidite sorununu biraz çözmekti.

Detective Comics 1937 yılının mart ayında raflarda görüldü. Daha önce 1936'nın aralık ayında çıkacağına dair reklamlar yapıldıysa da dergi marta anca yetiştirilebilmişti. Son sayfasında Detective Comics Inc. tarafından yayınlandığını belirten neredeyse yarım sayfalık bir künye yer alıyordu.


Dergide okuyucunun ilk defa karşılaştığı 10 karakter ve bunların öyküleri yer alıyordu. Öyküler genelde 6 sayfaydı. Derginin iki ağır topu Bruce Nelson ve Slam Bradley'nin hikayeleri 13 sayfaydı. Bu o zamanın çizgi roman dünyası için çok cesur bir tarzdı. Hala bant karikatürlerin etkisinde olan bir türe tamamen özgün bir hava getirilmişti. Hikayeler anlık gülmeceler değildi. Örneğin Bruce Nelson pulp tarzı bir dedektifti. Okuyucunun hikayeyi 13 sayfa boyunca takip etmesi ve kendinden bir şeyler vermesi gerekiyordu. Çizgi roman büyük bir adım atmıştı.

Detective Comics'de hikayelerin çoğunun tek bir teması vardı. Bir dedektif (genelde ayrıntı verilmiyor dedektimizin polis mi, özel detektif mi yoksa meraklı mı olduğu konusunda) kötü işler yapan bir ya da bir grup insana karşı müdadele veriyor, bazen zor duruma düşebiliyor ama sonuçta bileğinin (Slam Bradley), zekasının (Cosmo), ya da sezgilerinin (Bruce Nelson) yardımıyla olayı çözüyor, kötüleri yakalıyor, mutlu sona ulaşılıyordu.


Bu motif çizgi romanlar için yeni bir motif olsa da 1930'lar Amerika'sı için çok da kurgu bir motif değildi. 20'lerdeki içki yasağı esnasında Amerika'da suç örgütleri inanılmaz bir yükselişe geçmişti. Topluma düzen ve refah getireceği, daha huzurlu bir yaşam tarzı sunacağı düşüncesiyle hayata geçirilen içki yasağı el atından kaçak içki imalatı, içki kaçakçılığı ve yasal yollardan endüstriyel amaçlar için üretilen alkolün el altından içmek için satılması ile pratikte içki yasağının etkisi sadece bu sektörün yer altına inmesi oldu. Yer altına inen içki sektöründe de kontrolü sağlamak için suç örgütleri birbirleriyle savaşmaya başladılar ve bu savaşı kazanan tarafların kaçak içki işini kontrol altına alıp zengin oldu. Buna ekonomik krizin de eklenmesiyle 30'lar Amerikası  suç örgütlerinin yükseldiği, emniyet teşkilatlarının bu örgütleri durdurmakta zorlandığı ve halkın bu örgütlerin nefesini yoğun bir şekilde hissettiği bir yer haline geldi. 

Aynı zamanda sınıf farklılıkları da Amerikan toplumunda daha belirgin hale gelmeye başlamıştı. Kırsal kesim nüfusu, şehirlerde yaşayan fakir işçi sınıfı ve başta siyahlar olmak üzere başka ırka mensup insanların hayatı ile zengin beyaz Amerikalıların hayatı arasında ciddi bir uçurum daha o zamandan oluşmuştu. Bu uçurumun yarattığı toplumsal gerilim Amerikan tarzının da etkisiyle çok ciddi olmuyor ve genellikle ırksal düzlemde kilitleniyordu. 

Böyle bir ortamda Detective Comics'in sunduğu hikayeler insanların tam da umut ettiği şeyleri kurguluyordu. Suçun olağan hale geldiği bir dünyada suçluları yakalayan detektifler, mafyaya kafa tutan güçlü adamlar, adalet duygusu ile hareket eden kahramanlar. Kahraman mitosunun çıkış noktası tam da bu ortamdaki sosyal kavrayıştı. Bir kahramana ihtiyaç vardı ve Detective Comics bir avuç kahraman detektifi bir anda halkın kucağına bırakmıştı.

Detective Comics 2011 Ekim'ine kadar 882 sayı yayınlandı. 2011'de DC'nin tüm çizgi roman evrenini New  52 adıyla reboot etmesiyle Detective Comics tekrar ilk sayısına döndü. Bu zamana kadar Detective Comics Amerikan çizgi roman endüstrisinin aralıksız en uzun süre yayınlanan çizgi romanı oldu. Batman ilk defa Detective Comics'in sayfalarında yaşam buldu ve bundan sonra Detective Comics her zaman geleneksel olarak bir Batman dergisi oldu. Fakat bunun gerçekleşmesi için iki yıl daha geçmesi gerekmekteydi.

Devamı: Çizginin Doğuşu V - Kalemler ve Kahramanlar